3 Eylül 2016 Cumartesi

Paralel HAVALİMANI ?!.., "CÜNEYT ŞAŞMAZ & CESUR YORUM" - Mutlaka ( ve herkes tarafından,dikkatle ) Okunması Gerek...

Paralel HAVALİMANI ?!..
CÜNEYT ŞAŞMAZ
CESUR YORUM
Paralel Yapı ile mücadele tüm hızıyla sürüyor.
Devlet, içine çöreklenen UR'dan kurtulmak için elinden geleni yapıyor.
Böyle büyük mücadeleler haliyle kırıp dökmeden olmaz.
Bu tip operasyonlarda yürürken PARADAN ayrılmamak şarttır.
Şu ana kadar yapılan çok şey olsa da PARA ile ilgili atılan ciddi bir adım yok.
Ve bizler PARA ile KOMPLOLARI yan yana düşünmeyiz!
Ama PARASI olan gücünü kullanır.
Bunu ıskalarız.
MHP kaset olayını düşünün!
Partiyi kim ele geçirmek istedi?!
Kimler burada görev aldı?!
Nasıl görev dağılımı yapıldı?!
Hiç bilmediğimiz yerlerde neler olup bitiyordu?!
Emri veren kimdi?!
Sorgulamadan yerine getirenler kimdi?!
Soru çok!
Açalım...
MHP'nin KASET olayında başrol Faruk Bayındır isimli birine aitti.
Kimdi bu şahıs?!
Çok yazılan çizilen bir şey yok!
Ama çok kritik bir yerdeydi!
Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğu biliniyordu.
Emniyet'ten Veli isimli bir yetkili Faruk Bayındır'ın emireri gibiydi.
Zaten ortağı da TEŞKİLAT'ın avukatıydı.
Bayındır ismi gündeme geldiği zaman paralel gazetecilerden E. C. ile E. D. hemen devreye girdi.
Şimdi uzaklarda olan bir başka gazeteciye "Faruk ile iyi geçin. Ne istiyorsa yerine getir!"emri verildi.
Gazetecilikle bir ilgisi yoktu ama emir demiri kesiyordu.
MHP kasetleri bazı gazetecilerin içinde yer aldığı bir kumpastı.
Faruk Bayındır önemliydi ama asıl önemi BÜYÜK ORTAK Yalçın Ayaslı'dan kaynaklanıyordu.
Bu isimle ilgili pek fazla bir şey bulma imkanınız yok.
AMA VAR!
Yıllardır cemaatle yan yana duran HABERTÜRK bile bu BAYINDIR'ın satın aldığı jeti haber yaptı.
JET Türkiye'de kimsede yoktu.
58 milyon dolara alınmıştı.
Markası GLOBAL EXPRESS XRS idi...
Kalktığı gibi ikmal yapmadan AMERİKA'ya inebiliyordu.
Zaten buna özellikle önem verilmişti.
Parayı verenin BAYINDIR olduğu yazılıp çizilse de patron YALÇIN AYASLI'ydı...
O satın almıştı.
Bir amacı vardı!
Bayındır ile Ayaslı TARKİM HAVACILIK'ta ortaktı.
Daha sonra da şimdiki BORA JET'te!
Uçaklar garip bir şekilde peşin parayla alınıyordu.
Parayı sokakta bulan bunu yapmazdı ama durum böyleydi...
Ayaslı'nın bir ayağı da BOSNA'daydı.
Acaba kaç kez ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ'ne gidiyordu!
Ve acaba neler konuşuyordu?
Devam...
Yalçın Ayaslı BOĞAZ'da önemli bir yalı aldı.
Ancak kimse bunu bilmedi.
Özellikle AMERİKALI misafirler gelip burada konaklıyordu.
Yalının önüne koca bir YAT da çekilmişti.
Eeee, Boğaz turu olmazsa olmazdı!
Yalçın AYASLI, ODTÜ'lü idi.
Ve AK PARTİ'de çok etkili olan bir isimle çok ama çok yakındılar.
Aslında yakın olduğu isimler birden fazlaydı!
Mesela BORA JET kurulduğunda VERGİLER ödenmiyordu.
Birileri hemen korumayı görev biliyordu.
Yalçın AYASLI gerçekten özel bir isimdi.
Dünyada belki de OBAMA ile en sık görüşen tek TÜRK'tü.
Lüks yaşayan biri değildi.
Ama 58 milyon dolara uçak alıyordu.
GARİP!
Devam...
AYASLI'nın en garip yönü bütün önemli toplantılarını BODRUM'daki TEKNESİNDE YAPMASIYDI!
Bütün görüşmeler orada olurdu!
Peki oraya kimler gitti?!
Kimler kimlerle omuz omuza verdi?!
Bunlara da geliriz.
Ortağı Faruk Bayındır gizli sandığı toplantılarda "MHP'yi devirdim. Kimse artık önümde duramaz!" diyordu...
Peki Faruk Bayındır kimdi?!
Cemaat içindeki rolü neydi?!
FLORYA İMAMI buydu!
Yanında ve arkasında çok önemli işadamları vardı.
Mesela her SALI Florya'da çok özel toplantılar yapılırdı.
HAZIM SESLİ orada olurdu.
Faruk da...
Hatta şimdilerde özel bir havayolu şirketinin sahibi olan isim de...
Düşünün, bulursunuz!
Büyük bir şirketi var.
Hatta Yalçın Ayaslı bu şirketi KUZEY IRAK'a uçuran isimdi...
Hep iç içe...
Ama hiç görmüyoruz...
Faruk Bayındır ile Yalçın Ayaslı ortak olunca hangi hangara çöktüler?!
CEM UZAN'IN SAHİBİ OLDUĞU HANGARA!
Peki madem hangara geldik, devam edelim...
Çünkü bütün SIR'lar burada...
OBAMA ile direkt konuşabilen biri neden BORA JET'le TARKİM HAVACILIK'la uğraşıyordu?!
Amacı ne olabilirdi?!
Faruk Bayındır mesela BARZANİ ailesine çok özen gösteriyordu.
JETLERİ bu aileye veriyordu.
Barzani'nin kızları hep bu uçaklarla taşınırdı.
Ama asla ve kat'a kayıt tutulmazdı.
Kimse de bilmezdi.
Londra-İstanbul çok olurdu...
Uçaktaki herkesin ismi bilerek YANLIŞ yazılırdı.
GİZLEMEK için!
Bayındır'ın arkasında da ŞİRKETLER vardı.
Koca patronlar vardı.
Bayındır'ın kızı da Amerika'da cemaatin okulunda okuyordu...
Neyse konudan kopmayalım...
AYASLI neden UÇAK işine girmişti?
Buraya dönelim...
Mesela 17-25 ARALIK operasyonu başlayınca bazı işadamları Faruk Bayındır'ı arayıp jetlerini hazır tuttu!
24 saat!
Kimlerdi bunlar?
Yazacağız!
Bekleyin!..
Bu hangarı kullanan çok isim vardı.
SİYASİ!
İlişkiler iç içe geçmişti.
Devam...
ATATÜRK HAVALİMANI'nda en özel hangar Bayındır ve Ayaslı'nındı!
İKİ GİRİŞİ VARDI.
NORMALDE polis ve gümrük memurunun durması gereken yerlerde kimse yoktu.
ÇOK ÖZEL MİSAFİRLER KAYITSIZ BİR ŞEKİLDE BURADAN UÇAĞA BİNİYOR VE İSTEDİKLERİ YERLERE GİDİYORDU!
Çoğu yabancıydı.
Çok sayıda Amerikalı buradan gelip uçuyordu.
MANİFESTO, yani kayıt bilgisi, tutulmuyordu.
Daha önemli olanı ise bunların UÇAKLARI PARA DOLU BİR ŞEKİLDE İNİYOR ve kimseye tek satır izahat vermiyorlardı.
Böyle ayrıcalık bunlardan başka kimsede yoktu.
Hangar ÖZEL olduğu için 58 milyon dolarlık uçak da özeldi.
Amerika'dan ya da başka bir yerden alınan insanlar buradan KAYITDIŞI olarak Türkiye'ye girip istedikleri yere gidiyor sonra da tekrar binip kayboluyorlardı.
Mesela Fethullah Gülen gelse ve İstanbul'da toplantılarını yapsa kimse görmüyordu.
Geldiği gibi elini kolunu sallayıp gidebiliyordu.
Böyle çok adam geldi gitti.
Hiç kayıt yok.
Oradaki DEVLET BUNLARDI!
Ve çok ama çok sayıda siyasetçi ile işadamı buradaydı.
AJANLARI saymıyorum bile...
Kim izin verdi?
Kim bunu hazırladı?
Neden yaptı?
Bilen biliyor!
Bilmeyenler için sözümüz yok...
Cemaatin gazetecilerinin pek çoğu gazeteci falan değil.
Ama içlerinde olanlar var.
Üç kuruş maaşla geçinenleri içeriye alırken HANGAR KARDEŞLİĞİ KURANLARI ISKALAMAK DOĞRU DEĞİL...
Bela bunlar!
Ayda 2000 lira kazanan bir muhabiri almanın hiç bir getirisi yok.
Örgütün hiçbir sırrına hakim olmayanların alınmasının mantıklı izahı da yok...
Zaten işin içinde olanlar dışarıda.
Parası olmayanlar burada...
Bu nedenle KUMPASLARIN içinde olan PATRONLAR İSTANBUL'u turluyor.
Bunlara gitmek şart.
Gitmezseniz yarın onlar size gelir.
Bu kesin!
Mesela Yalçın Ayaslı'nın kurduğu TCF yani Turkish Cultural Foundation var!
Bunun başındaki G. K. isimli şahsın eşi CIA ajanı...
Bizlerin bilmediği Amerika-Türkiye arasında muazzam bir HAT var...
Şimdilik bu AĞ'daki işadamlarını yazmıyorum.
Tek tek yazacağımı bilmeleri iyi olur.
Operasyonlara bakıyorum.
Bir süre sonra hiç bilmediğiniz ve hiç duymadığınız ilişkileri burada okuyacaksınız...
Herkes yalan söylüyor ve kendini gizliyor.
BÜYÜK PLANIN İÇİNDEKİLER PARA SAHİPLERİ.
İnanın futbolcular ya da gazeteciler değil...
İSTANBUL'un orta yerinde, dünyanın merkezinde, ATATÜRK HAVALİMANI'NDA KARARGAHkuruldu.
Kimselerin giremeyeceği kapıların arkasında özel SIR dolu toplantılar yapıldı.
Bu adamlar bunların bilinmediğini sanıyor...
Ve Ankara'yı kandırdıklarını düşünüyor...
Bakacağız ve göreceğiz...
Kim kandırılmış, anlayacağız...
BORAJET ve TARKİM HAVACILIK'tan devam edelim...
Yalçın Ayaslı'yı yazdım.
ODTÜ'den Amerika'ya gitti.
Ve başarılı oldu.
Çok para kazandı.
Obama ile direkt konuşan belki de tek TÜRK'tü.
58 milyon dolara GLOBAL EXPRESS XRS marka uçak aldı.
Bundan Türkiye'de kimsede yoktu.
Sade yaşayan biri için çok ama çok iddialı bir uçaktı.
Bu uçak Cem Uzan'dan ele geçirilen HANGARA çekiliyordu.
TARKİM'in diğer uçakları gibi.
Tabii bu HANGARA gelmeyen yoktu.
Bizler bilmezdik.
Mesela cemaatle bağı bilindiği halde bunu inkar eden önemli turizmci bir işadamı kendini uçağında ele veriyordu!
Herkesin tanıdığı ünlü bir turizmciydi!
Uçağının kuyruk numarası TC-FTG idi!
Dikkat edin FTG...
FETHULLAH GÜLEN...
Çok soru geldiğine göre konuyu biraz daha açalım.
Belki anlaşılması daha kolay olur!
Paralel Yapı'nın gücü PARA AĞI'ndan geliyordu.
Hem içeriden hem dışarıdan gelen para asıl gücü oluşturuyordu.
Mesele paranın izini takip etmekti!
HAVADA iş çeviren ekip FLORYA'da otururdu.
Evlerinden biri ya da birkaçı burada olurdu.
Mesela SALI günleri önemli isimler burada toplanırdı.
Battaniye Kralı Hazım Sesli, Yalçın Ayaslı'nın ortağı Faruk Bayındır (Bu isim önemli değil arkasındaki önemli), Atlasjet'in sahibi Murat Ersoy ve ANKARA'dan gelen bazı iş adamları HEYET halinde oturur karar alırlardı.
Sanırım BORAJET'in FENERBAHÇE formasında yer alması da böyle bir şeydi.
Paralel ile mücadele eden Aziz Yıldırım bunu bilmiyordu.
Bilmeden Fener'e Paralel'i alıyor ve göğsünde taşıyordu!
Biz böyleydik.
Bilmeden yürürdük.
Dedikoduyu severdik.
Analitik düşünmezdik.
Mesela bildiğim kadarıyla BORAJET zararda olan bir şirket.
Ama Fenerbahçe'nin formasında var!
Üstelik ilk yenilgilerini aldıkları camianın göğsünde yer bulacak kadar akıllılar.
Hatırlayın Çağlayan'ı ve Fenerliler'i...
Beyin Yalçın Ayaslı aşağıda da Amerika'da okuyan Fatih Akol isimli bir profesyonel vardı!
Tabii iyi ilişkileri olan biri!
Siyaseten!
ATLASJET Irak'ta ZAGROSJET isimli bir firma kurdu.
Bu operasyonda Faruk Bayındır görev aldı.
Bir de Irak'la ilişkileri düzenleyen S. Y. isimli biri vardı.
Ne var bunda?
Bir şirket bir başka yerde yatırım yapamaz mı?
Elbette yapar!
Ama ortada çok büyük gariplikler vardı!
Mesela bu HANGAR'da bakım yapılmıyordu!
Yapılamazdı.
İmkansızdı.
Öyle bir yetki de teknik de yoktu.
Yalçın Ayaslı ile Faruk Bayındır'ın sahibi görünen hangarda ZAGROSJET uçağı gelip konaklıyordu!
TAMİR ve BAKIM GEREKÇESİYLE...
JETLER için ayrılan HANGARA koca AIRBUS 321 geliyordu.
İçinden ne çıkıyordu?!
Kimi getiriyorlardı?!
Amaçları neydi?!
Orasını bilemem!
Birileri Irak'a iniyor oradan da bu uçaklarla HANGARA MI geliyordu?!
Soru çok!
Cevap bende değil.
Ama bildiğim şu ki PARA HAVADA uçuşuyordu!
Kim kime ne veriyordu?!
Karşılığında ne alınıyordu bilmiyorum.
Ama para var!
Gariplikler bu kadar değildi!
Zagrosjet uçağı geldiği anda ne hangarda ne dışında uçak bırakılmıyordu.
Hepsi toplanıp bir kenara itiliyordu.
ÖZEL OLAN NEYDİ?!
Ne geliyor ne gidiyordu?!
Yalçın Ayaslı genelde yaz ayları İstanbul'da olurdu.
Hangarına gelir ve yabancılarla inerdi.
Bunlara ÖZEL KAPI açılmıştı!
Kimse pasaport kimlik gibi gereksiz şeyler göstermek zorunda kalmıyordu!
CIA ajanı da gelse, Graham Fuller de gelse, Henri Barkey de gelse biz bilmezdik.
Gelen istediği zaman işini bitirip çıkıp giderdi.
Polis yok, güvenlik yok, gümrükçü yok.
Paralel HAVALİMANI yani!
Bu hangar çok ama çok yabancı ağırladı.
Bir de asıl iş geceleri olurdu.
GİZLİ TOPLANTILARIN yapılacağı zaman seçilmiş iki üç personel dışında kimse kalamazdı.
Herkes gider gelmesi gerekenler gelirdi.
Dışarıdan ZAMAN AYARLI UÇUŞ YAPAN çok kişi buraya geldi.
Herhangi bir belge gerekmediği için isteyen ALTIN da para da getirilebilirdi!
Getirildi mi bilmiyorum.
Ama bu ayrıcalık ne içindi?!
Buradan uçan çok özel kişiler hep farklı isimlerle havalandı.
Yalçın Ayaslı'nın aracısı EMNİYET'in de avukatı olan H. K. idi.
İlişkilerini bu ismin üzerinden düzenlerdi.
Ayaslı BOSNA'dan gelir beklemeden özel toplantılar için BODRUM'a uçardı.
Orada kendisini bekleyen TEKNEDE özel toplantılar yapılırdı.
Buralara kimler giderdi?!
Gidenler vardı!
Çok hem de!
Mesela bu HANGAR'ı ve projeyi onaylayan Faruk Bayındır'ın sürekli yanında tuttuğu S. Z.idi.
Bir de havacılık camiasında etkin görevi olan A.A. vardı.
İzin işlerine o bakardı!
Oğlunun düğününü kim yaptı?
Altına Range Rover kim verdi?
Karmakarışık işler.
Bir el herkesi çekip kullanmış.
Paralel havaalanı içinde operasyon üstüne operasyon çekilmiş!
Bu oyunda o kadar çok isim var ki!
Anlatsam roman olur.
Ama isimlerin çok az kısmını zorunlu olduğum için yazıyorum.
Sıralı tam listede kimler yok ki!
Şaşırırsınız!
Neden HANGARA girdim peki?
Çünkü devlet tüm hızıyla operasyonları yaparken burada bulunan izleri atlıyor!
İsim vermem ama şoke olacağınız çok isim buradan geçti.
HANGARDA büyük bir İTTİFAK kuruldu.
Hiç bilmedik bunu!
İstediklerini getirip istediklerini götürdüler.
GLOBAL düşünüp GLOBAL oynadılar.
Bütün bunların içinde merak ettiğim HANGİ İSİMLER buradan giriş-çıkış yaptı!
Buna nasıl göz yumuldu?!
Ve bu ekibe verilen GÖREV neydi?!
Bunu bilmiyorum.
Ama bu önemli oyuncular çok daha önemli oyuncuları HANGARDA sakladı.
Ne geldiklerini ne gittiklerini öğrenebildik.
ARANAN ÇOK KİŞİ BİR ANDA ORTADAN KAYBOLDU!
Bunlar nasıl oldu?!
Bu HANGAR'dan götürülenler var mıydı?!
Devletin arayıp da bulamadığı isimler buradan çıkış yaptı mı?!
Eğer yaptıysa bu izin kimlere verildi kimlere verilmedi!
Öyle ya paralelcilerin hepsi kaçamadı!
Kimin geçiş üstünlüğü vardı!
Bunlar sadece soru!
Askerler, polisler, gazeteciler, hukukçular örgütten hesap verirken EN ZENGİNLER VE OYUN KURANLAR dışarıda!
Gariplik burada!
15 Temmuz'u bilenler dışarıda, 16 Temmuz planını yapanlar dışarıda, kullandıkları içeride!
15 Temmuz'da hepimiz AKINCI ÜSSÜ'nü konuştuk.
"Darbenin merkezi" dedik!
Peki ATATÜRK HAVALİMANI ve HANGAR neydi?!
Havadaki tehlikeyi neden kimse görmüyordu?!
Kuyruk numaralarını "FTG" yapanlardan HANGARA inen DERİN İSİMLERE kadar hiçbir şey bilmiyoruz.
Takılınca öğrenmek için çabalıyoruz.
15 Temmuz'u DEVLET bilmiyordu!
Cumhurbaşkanı ve hükümet bilmiyordu!
Ama bilen çok patron vardı!
Ve inanın çok kripto ortalıkta.
Bunu bilen yok!
İsim vermek istemiyorum...
Şimdilik.
Ama ne eski cemaat mensupları ne de "itiraf ediyorum" diyenler bir şey söylüyor...
Neyi bekliyorlar anlamıyorum.
Paralel Yapı denildiğinde namazında niyazında insanları anlamayın!
Yok öyle bir şey!
Saf ve gönülden bağlananları korumak için bunları yazıyorum.
Operasyonla ülkeyi ele geçirmek isteyenler gücü elinde tutanlar.
İKTİDAR SEÇKİNLERİ.
NOT: Fenerbahçe ve FETÖ ile BORAJET'i yazdık.
Dün Fener'e saldıranlar şimdi 'göğüs'te.
Akıl alır gibi değil.
Şirketin uçakları yatıyor Fenerbahçe BORAJET'i taşıyor!
Unutmayın FUTBOL DÜNYASI operasyonu yapmayan yapamayan en önemli merkezlerden.
Bunca para hala onların kontrolünde.
"Top"tan üç maymun oynanıyor!
Benden söylemesi...
NOT2: Faruk Bayındır 17-25 Aralık'tan sonra şirket hisselerini eşine bıraktı!
--
"Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev; HAYAT'tır."
Nusret DEMİRAL, DGM (Onursal) Cumhuriyet BaşSavcısı
-- 
''Muhterem Milletim'e şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başına taç ettiği adamların kanındaki ve vicdanındaki cevheri asliyi çok iyi tahlil etmek dikkatinden, bir an tevakki etmesinler...'' Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"E​y​ KUL​; B​üyüklenme​,​ zayifsin gayet​!​, K​endini ​küçüklerden küçük gör,
Bütün kul'a saydırmak istersen kendini eğer...​" Raif DEMİRAL
--
''Bizler; Gözünde Vatanını, Gönlünde ATATÜRK ilke ve İnkılaplarını tutabilen, 
Vicdanında dinini saklayabilen, Milliyetçilik ve laiklik düşüncesi içinde görev yapanlardanız.'' Nusret DEMİRAL, DGM (Onursal) Cumhuriyet BaşSavcısı
--
"Cumhuriyet’in temelinin laik bir dünya görüşüne dayalı olduğu hiçbir zaman unutulmamalı ve bu gerçek gözden kaçmamalıdır. Zira Türk halkı teokratik yönetimden çok acı çekmiştir.
Geri kalışının nedenleri arasında bunun önemli bir yeri vardır."
Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal ATATÜRK, 1930/Kırklareli
--
Demokratik düşünce ve kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle, "hakkımda olası her türlü antidemokratik yasal girişimi" TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarım saklı kalmak üzere, peşinen reddederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder